Şeker Bayramı Mardin Turu 09-11 Eylül 2010

Şeker Bayramı Mardin Turu 09-11 Eylül 2010

Ramazan Bayramı Mardin Turu 09-11 Eylül 2010

Şeker Bayramı Mardin Turu

TUR TARİHLERİ:

TUR SÜRESİ :

3 GÜN – 2 GECE

GEZİLECEK YERLER :

GEZİLECEK YERLER

Mardin Deyrul Zafaran manastırını, Kırklar kilisesi, Zinciriye medresesi, Postahane binası, Mardin çarşısı ve sokakları, Ulu camii, Kasımiye Medresesi. Midyat, Mor Şarbil Kilisesi, Midyat Evleri, Mor gabriel Manastırı, Kaymakamlık Konukevi, Hasankeyf,El Rızk Camii, kale, Artuklu sarayı, Zeynel Bey türbesi, Savur, Savur Bağları, Kalesi ,    Ayrıca Mardin Turumuz En Az 12 Kişilik Gruplara İstenilen Tarihte de Yapılabilir.


TUR PROGRAMI

Buluşma yeri olan Diyarbakır havaalanında,  Rehberimiz sizi karşılayıp asagidaki programa göre tur programı uygulanacaktır. İstanbul dışından katılımcılara da açıktır.

Table of contents

1.Gün

DİYARBAKIR – MARDİN – KIRKLAR KİLİSESİ- MERYEM ANA KİLİSESİ-MARDİN MÜZESİ-MARDİN SOKAKLARI-

Siz değerli konuklarımızı sabah Diyarbakır havaalanından gezi boyunca kullanacağımız aracımızla, yöreye hakim rehberimiz eşliğinde Mardin insanının sıcak konukseverliği ile karşılıyoruz. Yola çıkarken Diyarbakır şehir merkezinden geçerek tarihi Hasanpaşa Hanına uğruyoruz. Burada bizler için yöresel lezzetlerden oluşan özel olarak hazırlanmış olan Diyarbakır kahvaltı sofrasında sabah kahvaltımızı afiyetle alıyoruz.(Ekstra) Kahvaltı sonrası hemen karşımızda bulunan ve İslam aleminde 5. büyük haremi şerif olarak ün kazanan Diyarbakır Ulu camisini geziyoruz. Daha sonra Diyarbakır surlarının en önemli burcu olan Keçi burcuna çıkıp buradan Diyarbakır’ı keyifle izledikten ve fotoğrafladıktan sonra Mardin’e doğru yola koyuluyoruz. Yaklaşık bir saat sürecek olan yolculuğumuzdan sonra açık hava müzesini andıran güzel şehrimiz Mardin’e varıyoruz. Mardin’de ilk durağımız halan Süryanilerin metropolitlik görevini sürdüren Mor Behnam (kırklar kilisesi). Kilise papazından alacağımız önemli tarihi bilgilerden sonra tarihi Mardin sokaklarından yaya olarak yolumuza devam edip Mardin müzesini ziyaret ediyoruz. Oradan ayrıldıktan sonra cumhuriyet meydanından sırası ile Latifiye camisini oradan da Gazipaşa ilköğretim okulunu geziyoruz. Daha sonra konaklayacağımız tarihi Tatlıdede butik otelimize yerleşip kısa bir dinlenme molası veriyoruz. Otelden çıktıktan sonra tarihi Mardin çarşılarından yolumuza devam edip Mardin’in en önemli tarihi yapılarından içerisinde Hz. Muhammedin sakalı şerifinin bulunduğu Ulu Camiyi geziyoruz. Öğlen yemeğimizi Yusuf usta da alıyoruz. Birçok dizi ve filme ev sahipliği yapmış olan PTT binasını geziyoruz. Hemen karşımızda bulunan Şehideye cami ve medresesini de ziyaret ettikten sonra üç yol mevkisinden kendimizi aşağı bırakıp Mardin’in sembollerinden olan Abbaralardan geçip bizi bekleyen aracımıza binip gelen akşamı en iyi şekilde karşılayacağımız Kasimiye medresesine gidiyoruz. Kasimiye medresesi ziyaretimiz birinci günümüzün son gezi durağımız olacak. Otelimize döndükten sonra akşam yemeğimizi Mardin mutfağına özgü yemeklerle Mezopotamya ova manzarası eşliğinde alıyoruz. Yemek sonrası siz misafirlerimiz için özel olarak organize edeceğimiz Mardin mahalli eğlence gecesine davet ediyoruz. Gözlerinizin önünde yoğrulan çiğköfte ile yerel türkülerimizin çalındığı gecede sizlerle halay ve reyhani oynayıp gecemize devam ediyoruz.

2.Gün

MARDİN – DEYRÜLZEFARAN MANASTIRI- DARA HARABELERİ -MİDYAT -HASANKEYF

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltımızdan sonra yeni bir Mardin gününe merhaba derken rotamızı bütün dünyadaki Süryani halkının merkezi konumunda bulunan Deyrulzafaran manastırına çeviriyoruz. Şemsiler zamanında güneş tapınağı olarak inşa edilen daha sonra yüzlerce yıl Süryanilerin merkez patrikliğini yapan manastır hakkında edineceğimiz bilgiler bizi buraya hayran bırakacaktır. Buradan ayrıldıktan sonra Büyük İskender ve pers kralı Darius savaşına sahne olan Dara Antik kentine yöneliyoruz. Mağara evleri, mezarları, kiliseleri ile sur sarnıçları, ve yerin altında bulunan halk arasında zindan olarak tabir edilen tekno kentle büyüleneceğimiz yer bize Selçuktaki efes antik kentini anımsatacaktır. Burada vereceğimiz mola esnasında içeceğiniz naneli ayranla köy halkı ve çocukları ile kuracağımız güzel iletişimden sonra içimiz burukta olsa buradan ayrılıp Nusaybin üzerinden Beyazsuya geçeceğiz. Ayaklarımız buz gibi kaynak suyun içerisinde alacağımız öğlen yemeğimizle dinlenme fırsatımız olacaktır. Cennet bahçelerini andıran beyazsudan ayrılıp “Dak (ben) ve döğmelerde tarihin işlendiği mekan” Midyat’a doğru yöneliyoruz. İlk durağımız Midyat’ın 20 km dışındaki yüksekçe bir tepede kurulmuş olan Mor Gabriel manastırı. Oradan dönüşte Midyat merkeze geliyoruz. Burada da birçok dizi ve filme ev sahipliği eden Devlet Konuk Evini dolaşıyoruz ve Midyat evlerinin en seçkin örneği olan bu evin terasında bütün Midyat’ı keyifle izleyip fotoğraflıyoruz. Kendimizi yaya olarak Midyat çarşılarına bırakıp ülkemizde gümüş Telkari el sanatının merkezi konumunda bulunan çarşısına varıyoruz. Burada vereceğimiz serbest zamanda siz misafirlerimiz gönlünüzce alışveriş yapabiliyorsunuz. Gelen akşamla birlikte Mardin merkeze konakladığımız otele doğru yola çıkıyoruz. Otelimizin terasından Mezopotamya Ovasını izleyerek alacağımız akşam yemeğinden sonra sunacağımız alternatifler doğrultusunda gecemize devam ediyoruz.


3.Gün


MARDİN -SAVUR KALESİ-KILLIT KÖYÜ- SAVUR EVLERİ- DİYARBAKIR

Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası valizlerimizi alıp otel çalışanlarımızla vedalaşıp son Mardin günümüzde yeni keşiflere doğru yol alıyoruz. Bu günkü rotamızı Mardin şehrinin diğer tarafına çeviriyoruz. Dün Mezopotamya ovasına dümdüz araziye bırakmıştık kendimizi bugün ise tersi yöne Mardin’in dağlık ve yeşillik olan tarafına çeviriyoruz. İlk durağımız Mardin’e benzerliğiyle şehrimizin minyatürü gibi olan Savur ilçesi. Savur çarşısından yol alıp ilçenin en yüksek tepesinde bulunan Hacı Abdullah Bey konağına çıkıyoruz. Burada bütün Savur’u keyif ile izlerken çaylarımızı ve kahvelerimi afiyetle yudumluyoruz. Savur evlerini ve altlarında bulunan mağaraları gezip sokaklarında dolaşıyoruz. Tarihi Etilere kadar dayanan bu şirin ilçemizde öğlen yemeğinde perili bahçede İsa hocaya misafir oluyoruz. Ortamın güzelliği ve huzur veren sessizliğiyle alacağımız yemekten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Yolumuz üstünde Hristiyanlığın ilk yerleşim köylerinden olan Kıllıt köyüne varıyoruz. Köyün terkedilmiş görüntüsü bize hüzün verse de, köyün muhtarı İlyas amcadan Kıllıt köyünün hikayesi büyük bir merakla dinleyip köyde bulunan ortadoks, Katolik ve Protestan kiliselerini ziyaret ediyoruz. Daha sonra Kıllıt köyünde yüreğimizi bıraktıktan sonra ayrılıp Hasankeyf’e doğru yol alıyoruz. İlk defa kimler tarafından kurulduğu bilinmeyen bu eşsiz yeri büyük bir heyecanla gezeceğiz. Mağara evleri ile dünyada bir ilk olan taş köprüsü ile Hasankeyf kalesine çıkıyoruz. Kalede küçük saray, büyük saray, ulu cami ve yerleşim yerlerini, el rızk camisi Osmanlı hamamı ve Zeynel bey türbesini dolaşıyoruz. Yakın bir zamanda baraj suları altında kalma riski taşıyan Hasankeyf i beklide son görüşümüz olacaktır. Bu anları ölümsüzleştirecek fotoğraf karelerimizi alıp Hasankeyf sular altında kalmasın platformunun imza kampanyasına bir imzada biz attıktan sonra ülkemizde petrol çıkarılan Raman dağlarının eteklerinden petrol kuyularını da görüp Batman şehir merkezinden geçerek Diyarbakır’a varıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız Diyarbakır havaalanından yolcu edip iyi yolculuklar diliyoruz. Bir başka gezimizde sizi ve değerli dostlarınızı aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Etiketler: